Search

29 Şubat 2012 Çarşamba

Güvensizlik !

Günümüz dünyasında insanların en çok ızdırap çektikleri duygulardan birisi güvensizliktir. Bireysel çıkarın, bencilliğin vizyonda olduğu şu dönemde tahtı sarsılan en önem erdemlerden birisi güven duygusudur.
Güven nedir; korku, endişe ve çekinme duymadan bağlanmak ve inanmaktır. Bir insana güven duymak demek ondan hiçbir şekilde zarar gelmeyeceğine kanaat getirmektir. İşte bu noktada güven duygusu ilk önce kendisiyle başlayan ve sonra diğer bireylerle bağlanarak gelişen bir duygudur. İnsan kendisine verdiği sözleri yerine getirme gücünü kendinde bulabiliyorsa, diğer insanlara da verdiği sözün anlamını kavrar. Yani kendi kendine saygı duyabilen insan başkalarına da saygı duyacaktır.
İnsan verdiği sözlere uyduğu ölçüde insan olarak büyür ve yücelir. Sözlerini unutup, yerine getirmediği derecede de alçalır ve küçülür.
İnsanlar arasında antlaşmaya uymayanlar zalim ve cahil olanlardır. Bunların sözüne güven duyulmaz. Güven bankasındaki sürekli olarak kredi çekip hesabına bir şey yatırmayan banka müşterilerine benzerler. Bir müddet sonra bankadaki kredileri bitince artık ihtiyaçlarını hiçbir şekilde karşılayamazlar. Bunun gibi insan ilişkilerinde de güven hesapları vardır. Birbirimize karşı güven sarsıcı eylemlerde bulunmamız sonucunda en fazla ihtiyacımız olduğu bir anda asla o insanları yanımızda göremeyiz. Bunun için güven tazeleyici hesaplarımızı gözden geçirmek zorundayız. Bu konuda “Yalancı Çoban” hikayesi dikkate değerdir. İki defa halkı kurt geldi diye aldatan çoban üçüncü de gerçekten kurt saldırısına uğradığında insanların ilgisizliğine maruz kalır. Böylece sürüyü kurtlar talan eder.İnsan ilişkilerini belirleyen en önemli unsur güvendir. Alışverişimizi güven duyduğumuz marketten yaparız. Dostluğumuzu güven duyduğumuz insanlarla paylaşırız. Sanıyorum hiçbirimiz güvenini sarsmış bir insanla birlikteliği devam ettirmeyi normal karşılamayız. Çünkü verdiğimiz sırlar ortada gezer, söz verdiğinde sözünde durmaz, vereceğinizi zamanında vermez. Sürekli olarak bizi yolda bırakır. Peygamber efendimiz bu konuda şöyle bir tespitte bulunmaktadır; “Münafığın alameti üçtür; Konuştuğunda yalan söyler. Söz verdiğinde sözünde durmaz. Emanete ihanet eder.” Bunlar insan kişiliğindeki kan kaybıdır. Nasıl ki kan kaybı zamanla insanın ölmesine neden oluyorsa güven kaybı da kişiliğin ölmesine neden olmaktadır. Kişiliği ölmüş insan ise toplumun hangi statüsünde olursa olsun güvene layık değildir.
İşte bu açıdan bakıldığında sonuç olarak şunu söyleyebilirim; çeşitli şekillerde denediğiniz insanlardan güven kredisi tükenmiş olanları dost edinmeyin. Çünkü onların dostlukları sadece ve sadece bireysel menfaattir. Onlara göre menfaatin bittiği yerde güvenilmeye değecek bir şeyde kalmamıştır. Dostluğun hepsi güvendir. Kaybedilmiş güven asla dostluğu canlı tutmaz.
Sözünde durmayan insanları deşifre etmek ise başkalarının aldatılmasını önlemeye yardımcı olacağı için toplumsal vicdanın bir gereğidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder